| Ismet
Tatar
Kadınların ve Ağaçların Ressamı
Ağaç ve kadın, üreten, can, meyve veren ,ik, canlı...ağaç
ve kadın konularına gönül veren bir kadının fırça
darbeleriyleyeniden şekilleniyor, renkleniyor ve
öykülerini anlatıyorlar. İsmet Tatar, sanatına daha
fazla zaman ayırmak için 20 yıllık resim öğretmenliği
görevinden emekliye ayrılmış. Tercih ettiği özel
bir stil, teknik ya da özellikle kullanmayı tercih
ettiği renkler yok. Bir ressamın yağlıboyaya allerjisi
olması her ne kadar talihsizlik olsa da o, su bazlı
boyalarla istediği sonuçalrı almaktan mutlu ve yağlı
boya ile bünyesi arasındaki anlaşmazlıktan fazla
rahatsızlık duymuyor. Seçtiği konuların en belirgin
özelliği ise bire bir yaşanmışlıklardan esinlenmesi.
"Aileden birinin gidişine tanık olduğumda, 'ben
de birgün' düşüncesiyle geriye dönük olarak kendimi
sorgulamaya başlarım, ardından düşüncelerim tuvalde
şekillenip canlanmaya başlar" diye anlatıyor bu
etkileşimi İsmet Tatar. 'Yaşam Üzerine Düşünce',
kadının büluğ çağından ölümüne kadar olan evrelerinin
işlendiği 'KadınYaşam Süresinde Bir Dolanım', bu
etkiler sonucu ortaya çıkan eserlerden oluşan serilerinin
ardından bu kez ağaç gövdeleriyle kadın bedeninin
iç içe geçtiği, kaynaştığı 'Benim Adım Zeytin Ağacı'
dizisini yaratır. Zeytin ağaçları ve kadın...
Akdeniz'in dayanıklı sabırlı üretken ağacı ile
Akdeniz'in dayanıklı, özverili, duyarlı, bazen fettan,
üretken kadını İsmet Tatar'ın tablolarında kaynaşmış.
New York, Strazbourg, İstanbul dışında yurt içinde
sayısız kişisel sergiler açan sanatçı, tablolarının
sayısını da bilmiyor. Sanatı onun yaşamında son
derece önemli bir yer tutuyor. Atelyesine girip
de kapıyı kapattığı zaman, kend, için oluşturduğu
yaşama da adım atıyor. Gerçi resim yapmak bir tür
meditasyon ama o resme başlamadan meditasyon yapmayı
hiç ihmal etmiyor. Belindeki bir rahatsızlık nedeniyle
geçirmek zorunda kaldığı ameliyat, uzunca bir süre
çok sevdiği tablolarından ayrı kalmasına neden olmuş.
Atelyesine geri döndüğü zaman ise değer yargıları
da değişiklik göstermiş. "Artık beynimi kullanmadan
resim yapacağım dedim ve bir ağaç kabuğunun 1 santimetre
karesinde gördüklerimi tuvale aktarmaya başladım.
Aldığım sonuçtan ise çok memnunum". diyor sanatçı.
Bu yeni deneyiminin ürünlerini de yakında göreceğimizden
eminiz.
Oya Gürel
New Collonial |